14 Aralık 2015 Pazartesi

Güçlüyüm gibi yaparken yanlışlıkla çok güçlü oldum.

Ayaklarım,

 uçmak için kanatlarım varken size neden ihtiyaç duyayım ? 

frida kahlo


İnsanlar ateş gibidirler yaklaştıkça yanıyor uzaklaştıkça donuyorsun. Bir sınır varki dünyayla güneş arasındaki mesafe gibi.. 
Ne yaklaşmak mümkün ne uzaklaşmak.


İlk hedefim hep uçmayı öğrenmekti sonrada delice uçmak. Sanırım özgürlük adı altında uçmayı öğrendim ve bundan inanılmaz haz alıyorum. Sıra uçmaktaysa eğer bunun için biraz daha zamanım var. Bir kaç hamleye ve bir kaç taşa daha, ne istediğimi biliyorum. Boş acılarla uğraşacak vaktim yok. Mükemmel bir hedefim var belki ulaşamam ama o uğurda savaşacağım. Bunun bile verdiği hazzın tarifi imkansız. Ne zaman yorulsam ileriyi düşüyorum daha ilerisi. Durduğum yer ne zaman yetmese daha ilerisine kitleniyorum.

Saçma teferruatlara, anlamsız sevgisiz hallere, sevgililere, sevgilisizliklere, eskiye veyahut yeniye.. Canımı acıtmış, acıtması mümkün olan ne varsa hepsine takılacak zamanım yok.
Tabiki...
insan düşünmüyor değil, hiç üzülmüyor değil. 

Ama kendime verdiğim sözler var. Yeminlerle beraber, bu kadar ağır sorumluluğum varken anlık hissiyatlarla birilerinin beni sevmesi yada sevmemesi beni çokta irdelemiyor.

Şu hayatta en güzel biziz. Ve  bizim bizden başka düşmanımızda olduğuna inanmayanlardanım. Yemin ederek çıktığım bu yolda başarısız ölemem. Ölmeyeceğim. Ne sen ne de sen beni üzebileceksiniz.

Aslında ben ne kadar bu bağlardan kendimi uzak tutsamda ne olaki bunu becerebilsem, ne kadar kaçsam o kadar yakalanıyorum, ne kadar uzaksam o kadar yakın oluyorum. 

Aslında tam olarak;

arkadaşımın;
Dışarı çıkmak için can attığı bir akşam..
'Giyinmen gerektiğini düşünmüyormusun hayatım?'


Gerçekten nefes kesici görünüyordu. Cildi tertemizdi, saçları ışıl ışıldı. Aynada bir an kendimi gördüm. Dün gece makyajımı temizlemeliydim... Saçımın tek tarafı kafama yapışmış diğer tarafıysa bir düzine boynuz ve gaga şeklinde fışkırmıştı. 
Kafamdaki saçların adeta benden bağımsız bir hayatları vardı.

Ne kadar böyle devam edebilirim. Hayatımda en çok sevdiğim şey hep daha güzel olmakken üstelik.
Makyaj malzemeleri, topuklu ayakkabılara duyduğum hayranlığımdan daha

 kendimi ne kadar mahrum bırakabilirim.

Bu esnada sevgili dostumun ışıltısına baktım ve 

z*kerim böyle aşkın ızdırabını dedim.




Hayat o kadar kısa ki eziz dostum..

Yarın elini tutamama ihtimalim var. O yüzden bugünden kendimi ve sizi çok severek yoluma devam etmeliyim.

'Kendini beğen. Kendinle gurur duy. Kendini şımart. Kendini kendine öv, ama başkalarına karşı överek böbürlenme. Kendini ödüllendir. En önemlisi kendine zaman ayır. Kendini önemli sayman, kendinin değerli olduğunu bilmen için bir kaç yol..

Yeryüzündeki en önemli insan sizsiniz. Siz iyi olduğunuz derece en değer verdikleriniz de daha iyi ve başarılı olacaktır.
Her sabah kalktığınızda önce tacınızı takın ve sonra dışarı çıkın. Kendinizin ne kadar değerli olduğunu unutmayın.
Her ne olursa olsun iyi bir gün yaşamayı seçmek varken kötü bir gün yaşamayı tercih etmeyin.
Suyunuzu sadece içmeyin,yiyin, sebze ve meyve ne kadar çok tüketirseniz o kadar iyi; ne kadar çiğ tüketirseniz o kadar sağlıklı olur. 
Aslolan mutluluk her gün güzel bir şeyler görebilmektedir.'



Ne karar aldıysam düşsemde, acıdan ölsemde bu doğrultuda kendimi hiçe sayarak yoluma devam ettim.
Ve şimdi;
Rüzgar esiyor, yüzüme yüzüme vuruyor toprak kokusunu.. 
Biraz daha zaman diyor. 
Daha sıkı sarıl diyor.

Tacımı takıp;
Beni ben izin verdikçe üzülebilirsin. Ne bir gram fazla ne bir gram az.
Ben istedikçe benimle olabilirsin. Ne zaman istersem o zaman.

Ben sevdiğim ölçüde güzel ve değerlisin.

Geri aldığım vazgeçtiğim ölçüde iğrenç ve sıkıcı..


































8 yorum:

  1. Fridacığımı görünce gelmeden olmazdı :) iyi ki de gelmişim, biraz daha zaman evet, biraz daha kendini sevmek.. Başka kim seninle mezara girer ki?

    YanıtlaSil
  2. frida benim içinde çok özel ve önemli.. Kendiyle barışmalı önce insan :) Bu dünyayla barışmasını sağlıyor. Daha bir renk kazanıyor herşey öyle değil mi ?

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Zehra Karabacak yazinizin linkini atmis bana. Ben de dun Dirilis adinda bir yazi paylasmistim. Kahramanlari ve olaylari benzestirmis sanirim. Gulumsetti beni bu benzerlik. Kaleminize saglik. Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
  4. Yazınızı okudum. Bayıldım. inan bu dönemde hersabah dinlediğim o müzik bile aynıymış. Kesinlikle 2 li menüye deli gibi dadamıştım.
    ve gerçekten 'ayvan gibi yedim' :) ayrı ayrı yerlerde ortak hislerde buluşmuşuz. ve bunun verdiği haz yalnız olmama hissi mükemmel :)

    YanıtlaSil
  5. Eh bana da artık sizi , diriliş ve silkelenişlerinizi takip etmek düşer:)))

    YanıtlaSil
  6. teşekkürler sevgili zehra karabacak :)

    YanıtlaSil
  7. Teşekkür ederim gökhan :)

    YanıtlaSil